Prof.Dr.Kenan ÇELİK

Kişisel Web Sayfası

FINDIĞA KÜRESEL BAKALIM

Anasayfa » ESKİ KÖŞE YAZILARIM » FINDIĞA KÜRESEL BAKALIM
share on facebook  tweet  share on google  print  

FINDIĞA KÜRESEL BAKALIM

"ESKİ KÖŞE YAZILARIM" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

kenancelik@kenancelik.com

FINDIĞA KÜRESEL BAKALIM

Kenan ÇELİK

 

Fındık denince akla krizler geliyor artık.

 

Üreticiler çok para istiyor.

 

Fındık tüccarları, daha düşük fiyattan alıp, yine düşük fiyattan hızla satmak istiyor ama aradaki kar marjının da yüksek olmasını hesaplıyor.

 

Hükümet bütçeyi ve fındık alımlarından uğradığı zararları düşünüyor. Aynı zamanda gelecek seçimde fındık üreticilerinin oyunu nasıl alırız hesabını da yapıyor. Ne de olsa siyasi bir parti.

 

Muhalefet fındık üzerinden vurdukça vuruyor. Fırsat bu fırsat. Sanki iktidara gelince bir şey değişecekmiş gibi. Hükümet de muhalefetti iken aynı şeyi yapmıştı.

 

Kağıt üzerinde de olsa, üreticinin temsilcisi Fiskobirlik, kendi çapında bir şeyler söylüyor. Onlar da devletin kendilerine yardım etmesini istiyor.

 

İtalya ve İspanya hükümetleri Türkiye’de bol fındık olmasını istemiyor. Türkiye’de fındık çok olursa ve fiyatlar düşerse, onlar fındığını satamıyor, üreticileri zarar ediyor.

 

Fındığı çikolata vb. sanayilerinde  girdi olarak kullanan, işleyerek bütün dünyaya ihraç eden Almanya gibi ülkeler ise fındık fiyatlarının yüksek olmasını istemiyor.

 

Fındık böyle çok bilinmeyenli bir denklem. Ahtapot gibi kolları olan bir olay. Çok büyük rantların döndüğü bir pazar. Herkes milyarlarca dolarlık pastadan en büyük payı almak istiyor.

 

Fındığın bir de Dünya Ticaret Örgütü ve uluslar arası rekabet boyutu var. Eğer devlet dönüm başına daha fazla destek verirse ve üreticisini mutlu ederse, başka bir sorun başlar. Devletin verdiği bu sübvansiyonlar fındıkta dünya rekabetini bozar. Devlet teşvik verdikçe fındık ihraç fiyatları düşer. O durumda İtalya, İspanya ve diğer fındık üreticisi ülkeler kendi fındığını satamaz. Hemen bu devletlerden biri Türkiye’yi Dünya Ticaret Örgütüne şikayet eder.  Soruşturma başlar. Verilen teşvik de ortada. Türkiye haksız olur. O ülkelerin Dünya Ticaret Örgütündeki gücü bizden fazla. Artık, Türkiye’nin fındık ihraç ettiği ülkeler, gümrüklerinden girişte, telafi edici vergiler veya antidamping vergisi uygulamaya başlar. En fazla fındığı AB’ye ihraç ediyoruz. Örneğin, İtalya’nın şikayetiyle böyle bir vergi konursa, bunu diğer AB ülkeleri de uygulamak zorunda kalır. Ve asıl büyük kriz o zaman başlar. O yüzden Türkiye’nin fındığa verdiği teşvik tam İtalya’daki kadar.

 

Unutmayalım ihraç fiyatlarını çok fazla düşürürsek, AB, pek çok görünmez engel koyabilir. Geçmiş yıllarda olduğu gibi sağlığa zararlı maddeleri bahane edebilir, fındığa bizim sağlayamayacağımız çeşitli standartlar koyabilir. O zaman da standartları tutturamayız ve ihracat yapamayız. AB, İtalya ve İspanya’yı bizden fazla düşünür.

 

Eğer devlet destekleme alımları yaparsa, yüksek fındık fiyatları belirlerse, o zaman da başka sorunlar başlar. Diğer fındık üreticisi ülkeler bunu ister. Ancak fındığı sanayi girdisi olarak kullanan, özellikle çikolata üreticisi ülkeler ve diğer tüketici ülkeler bunu istemez. Gittikçe Amerikan fıstığı gibi alternatif ürünlere yönelirler. Yüksek fındık fiyatlarından dolayı pek çok ülke fındık dikmeye ve fındık üretmeye başlar. Her ülkede iklim uygun değil elbette. Ama iklimin uygun olduğu tüm ülkeler üretim yaparsa, fındıkta çok büyük rekabet başlar. Fındık üretimi dünya talebinin çok üzerine çıkar. Sonuçta yine ihraç fiyatlarını düşürmek zorunda kalırız.

 

Fındıkta çok yönlü bir denge sağlanmalı. Üretici zarar etmemeli ama çok da kazanmamalı. Fındık üreticilerini köyünden şehre göç ettirmemeliyiz. Yoksa şehirleşme, gecekondulaşma, açık işsizlik gibi baş edilemez sorunlarla karşılaşırız. Tüccarlar kar limitlerini düşürmeli ve hakkına razı olmalı. Fındık üreticisi rakiplerimizi ürkütmemeliyiz. Fındığı hammadde olarak kullanan ülkeleri, alternatif hammaddelere yönlendirmemeliyiz. Dünya rekabet kurallarını da bozmamalıyız.

 

Trabzon, Giresun ve Ordu’daki fındık alanlarını söktürmek asla çözüm olmayacaktır. Biz az ürettikçe, başka ülkeler yerimizi dolduracaktır. Onlara diktikleri fındıkları söktürebilecek misiniz? Mesela Çin’e, Gürcistan’a.

 

Bugün doğru gibi görünen politikalar, yarın da doğru olacak diye bir garanti yoktur. O yüzden ne hükümet zafer çığlıkları atsın, ne de muhalefet palavra kessin.

 
Kaynak : İlkhaber Gazetesi, 30 Temmuz 2009, Perşembe
Tür : Ekonomi Tarih : 30.07.2009
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]

facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this