Prof.Dr.Kenan ÇELİK

Kişisel Web Sayfası

TÜRKİYE-GÜRCİSTAN SERBEST TİCARET ANLAŞMASI

Anasayfa » ESKİ KÖŞE YAZILARIM » TÜRKİYE-GÜRCİSTAN SERBEST TİCARET ANLAŞMASI
share on facebook  tweet  share on google  print  

TÜRKİYE-GÜRCİSTAN SERBEST TİCARET ANLAŞMASI

"ESKİ KÖŞE YAZILARIM" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

kenancelik@kenancelik.com

TÜRKİYE-GÜRCİSTAN SERBEST TİCARET ANLAŞMASI 

Kenan ÇELİK

Türkiye ile Gürcistan arasında 21 Kasım 2007’de bir serbest ticaret anlaşması imzalanmış, 1 Kasım 2008’de yürürlüğe girmiştir. Bu gelişme, özellikle Karadeniz bölgesindeki illeri ilgilendirir. Bölgemizdeki iş dünyası, bu anlaşmanın fırsatlarından yararlanmalı.   

Aslında bu anlaşma, EFTA ülkeleri ile Gürcistan dışında 11 ülke ile de imzalanmış: İsrail, Makedonya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Fas, Filistin, Tunus, Suriye, Mısır ve Arnavutluk. Bu ülkeler AB ile de serbest ticaret anlaşması olan ülkelerdir.   

Anlaşmaya göre, Türkiye Cumhuriyeti ve Gürcistan menşeli ürünlerde  ithalattaki ve ihracattaki tüm gümrük vergilerini ve eş etkili vergileri  kaldırılmıştır. Hiçbir yeni gümrük vergisi veya eş etkili vergi konulmayacaktır. Ayrıca, ihracat ve ithalattaki kota, ithalat yasağı gibi tüm miktar kısıtlamaları ve eş etkili önlemler kaldırılmıştır ve yenileri konulmayacaktır.   Bu önlemler sanayi ürünlerinin tamamına uygulanmaktadır.  

Tarım ürünlerinin ise bir kısmında gümrük vergileri kaldırılmış, bir kısmında ise indirimler yapılmıştır. Ancak, anlaşma tarım ürünlerinin tamamında dış ticaret kısıtlamalarını kaldırmamaktadır. Tarım ürünleri ile ilgili anlaşma eki olarak listeler hazırlanmış ve protokoller imzalanmıştır.   

Anlaşmayı geliştirmek ve anlaşmazlıkları çözmek için bir Ortak Komite oluşturulmuştur. Komite en az yılda bir kere toplanacak. Gerek olursa, ülkelerden birinin çağrısı ile fazla sayıda toplantılar yapabilecek.   

Anlaşmanın 15. Maddesine göre bir ülkeden alınan mallar, o ülkenin kısıtlama uyguladığı bir başka ülkeye yeniden ihraç edilemeyecek. Örneğin, Türkiye’nin Gürcistan’a ihraç ettiği bir malı, Gürcistan Türkiye’nin kısıtlama uyguladığı bir ülkeye satamayacak.  Aynı şekilde Türkiye’de yapamayacak.   

Anlaşmanın ayrıntıları üzerinde durmayacağım.  

Anlaşma yapılırken AB ile olan ilişkilerimize ve Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) olan yükümlülüklerimize aykırı olmaması için özen gösterilmiş. Gürcistan da zaten 14 Haziran 2000 tarihinden beri DTÖ üyesidir. Yapılan anlaşma da bu kapsamdadır.   

Anlaşmada birçok konu, 1994 tarihli DTÖ anlaşmasına dayandırılmakta.  Damping, sübvansiyon, fikri mülkiyet hatları, devlet tekelleri, kamu alımları, ticarette teknik engeller, hizmet ticareti gibi konularda DTÖ anlaşmalarına uyulacak.   

Bunlar zaten DTÖ kapsamında zaten yapılması gerekenlerdir. Ancak, sanayi ürünleri ticaretindeki kısıtlamaların kaldırılması ve tarım ürünlerinde karşılıklı tavizlerin bir an önce verilmesi iki ülkeyi ve özellikle de Karadeniz bölgesinin ekonomisini olumlu etkiler.   Türkiye, Gürcistan’ın dünya ile yaptığı dış ticarette AB’den sonra yüzde 14’ler seviyesinde ikinci büyük durumunda. Anlaşma ile bu oranın daha da artacağını söylemek yanlış olmaz.   

Şunu da belirtmeden geçemem. Serbest Ticaret Anlaşması ile ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişeceği beklenen iki ülke arasında demiryolu bağlantısı mutlaka sağlanmalı. Ucuza, hızlı ve zamanında taşınamayan malların ticareti yapılamaz. Bu mallar ticaret dışı kalır.   Aslında Karadeniz bölgesinin en büyük avantajı Gürcistan’a yakın olması ve taşıma maliyetlerinin düşük olmasıdır. Demiryolu olursa, bu avantaj daha da artar.  

Anlaşma, bölgemizin ekonomik gelişmesi için bir fırsattır. Bu fırsatları kara dönüştürmek ise bölgemizin girişimcilerine ve girişim güçlerine bağlıdır.  Hükümetler karşılıklı olarak, üzerine düşeni yapmış ve girişimcilere zemin hazırlamıştır. Hem ihracat yaparak, hem de ithalat yaparak, zamanla karşılıklı olarak ortak yatırımlar yaparak ekonomik refahı artırmak lazım. İlk zamanlar kar getirmese bile, gidip Gürcistan’da ofisler açmak lazım, distribütörlükler vermek lazım, Trabzon’da veya Batum’da, Tiflis’de, Gürcüce konuşan nitelikli bazı elemanları işe almak lazım, biran önce bir köşe başı tutmak lazım. Avrupa’lı, Amerika’lı, Japon, Çin’li öyle yapıyor ve kazanıyor.     

 

Kaynak : İlkhaber Gazetesi, 23 Nisan 2009, Perşembe
Tür : Ekonomi Tarih : 23.04.2009
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]

facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this