Prof.Dr.Kenan ÇELİK

Kişisel Web Sayfası

ASIL KRİZ SEÇİMDEN SONRA

Anasayfa » ESKİ KÖŞE YAZILARIM » ASIL KRİZ SEÇİMDEN SONRA
share on facebook  tweet  share on google  print  

ASIL KRİZ SEÇİMDEN SONRA

"ESKİ KÖŞE YAZILARIM" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

kenancelik@kenancelik.com

ASIL KRİZ SEÇİMDEN SONRA

Kenan ÇELİK

 

Krizlere en alışkın ülkelerden biriyiz. Çünkü, birçok kriz yaşadık, bir o kadar da atlattık.

 1978-1979, 1991, 1994, 1997 Asya krizi, 2000 Kasım ve 2001 Şubat krizlerini yaşadık ve atlattık.  

Son günlerde dolarda önemli artışlar oluyor. Dolar 1.5’lerden 1.8’lere çıktı.

 

Daha önceki krizlerde de aynen böyle olmuştu ve kriz olduğunu ilan etmiştik. İstikrar paketleri açmıştık. IMF ile yeni anlaşma yapmıştık.

 

Şimdi de durum çok farklı değil. Ancak bir fark var. 17 gün sonra seçim var. Şu anda bir kriz ilan edilmez ve can yakıcı istikrar paketleri açılmaz. IMF ile anlaşma da yapılmaz. Bu siyasi olarak intihar etmek olur.

 

Türkiye’nin son yıllarda önemli miktarlarda dış ticaret açıkları var. Demek ki, ithalat fazla ihracat daha azdı. İthalatı yapabilmek için daha fazla döviz talebi oluyordu, ancak ihracattan kazanılan döviz daha azdı, yani döviz arzı azdı. Normalde böyle bir durumda döviz kurlarının hızla yükselmesi gerekirdi. Ama bu yıla kadar yükselmedi.

 

Çünkü IMF ile bir anlaşma yapılmıştı ve uygulanıyordu. Bunun piyasalara verdiği bir güven vardı. Özellikle kısa vadeli yatırım yapmak isteyen yabancılara. Türkiye dünyanın en yüksek reel faizini veriyordu. Yüksek faizden kar etmek için sıcak para girişleri oluyordu. Cari açığın döviz piyasasındaki etkilerini azaltıyordu. Yani döviz arz ve talep açığı sıcak para girişleri ile kapanıyordu. O yüzden de kurlar yükselmiyordu.

 

Peki son üç aydır ne değişti de kurlar hızla yükseliyor.

 

IMF ile yapılacak anlaşma üç ay gecikti. Çünkü yerel seçimler var. Seçimlerden önce IMF ile anlaşma yapılması hükümete oy kaybettirirdi. Halkın gözünde, bütün ekonomik sıkıntıların nedeni IMF’dir. Bunu da yine siyasetçiler halka lanse etti. Aslında böyle bir şey yok. IMF hiçbir ülkeye zorla kredi vermez. Hatta zor kredi verir. Krediyi IMF’den hükümetler ister. Hem de yalvararak almak ister. Torpil yaparak almak ister. IMF 5 milyar dolar veriyorsa, hükümetler 10 milyar dolar almak için uğraşır. Aslında suçlu olan IMF değil, ekonomiyi kötü yöneterek IMF kredisine ülkeyi muhtaç edenlerdir.

 

IMF ile anlaşma yapılmamasından piyasalar bundan endişeli. Yabancı yatırımcılar endişeli. Ancak seçim sonrası anlaşma yapılacağı konusunda kuvvetli bir beklenti var. Yoksa döviz kurları çok daha fazla yükselecek.

 

Kurların yükselmesinin bir nedeni de merkez bankasının gösterge faizlerini düşürmesidir, gelecekte de yine faizleri düşüreceğini, tek haneli rakamları indireceğini açıklamasıdır.  Önceden faizler yüksekti. Elinde dolar olan yabancılar bunu Türk bankalarında faize yatırıyordu. Döviz girişi oluyordu. Döviz bolluğu oluyordu. O yüzden kurlar yükselmiyordu. Şimdi ise dövizleri Türk bankalarına yatırmak çok da karlı değil. Döviz girişi yani sıcak para girişi eskisi kadar olmuyor.

 

Hükümet seçim ekonomisi uyguluyor. Harcamaları sonuna kadar açtı. IMF kriterlerinden gittikçe uzaklaşılıyor. IMF ile anlaşma yapmak gittikçe zorlaşıyor. Anlaşma şartları gittikçe ağırlaşacak. Bakalım ümüğümüz ne olacak.

 

Seçime kadar, döviz kuru artışlarını frenlemek için merkez bankası piyasaya müdahale edecek. Piyasaya döviz satacak. Döviz bolluğu yaratarak kurları düşürmeye veya artmasını engellemeye çalışacak. Ama şunu unutmayalım ki, hiçbir ülkenin döviz rezervleri sonsuz miktarda değildir. Eninde sonunda biter. Piyasaya döviz satarak bu alev sönmez. Dış açıklar sürekli büyüyor. Döviz girişi azalıyor. Piyasaya müdahale için döviz nerden bulunacak. Hadi birkaç ay sattık. Ondan sonra ne olacak.

 

Ondan sonra seçim de bitecek. 1 Nisandan itibaren yollara düşülecek. IMF ile anlaşmanın yolları aranacak ve mecburen anlaşma imzalanacak ve kredi alınacak. Nisan bir şakası yapılacak. Bu krediyi almak için de bir istikrar paketi açılacak. Bu paketin içindekiler halkın canını çok yakacak çok.

 

Parasız dağıtılan bütün kömürler, beyaz eşyalar, kumanyalar; alanların da almayanların da burnundan gelecek. Belki de düşen faizler yeniden yükselecek.

 

İş işten geçmiş olacak. Keşke seçim olmasaydı da IMF anlaşmasını Ocak ayının başında yapsaydık.

 
Kaynak : İlkhaber Gazetesi, 12 Mart 2009, Perşembe
Tür : Ekonomi Tarih : 12.03.2009
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]

facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this