Prof.Dr.Kenan ÇELİK

Kişisel Web Sayfası

IMF NİSAN ŞAKASI YAPACAK

Anasayfa » ESKİ KÖŞE YAZILARIM » IMF NİSAN ŞAKASI YAPACAK
share on facebook  tweet  share on google  print  

IMF NİSAN ŞAKASI YAPACAK

"ESKİ KÖŞE YAZILARIM" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

Kenancelik@kenancelik.com

IMF NİSAN ŞAKASI YAPACAK

Kenan ÇELİK

 

       Bu günlerde yapılanlar ve yapılmayanlar, tamamen yerel seçimlere bağlı.

       Ne yapalım da oy alalım, ne yapmayalım da oy alalım.

       Halkın duymak istediklerini söylemek, görmek istediklerini rol icabı da olsa yaparız demek.

       IMF ile görüşmeler devam ediyor. Ara sıra kesintiye uğruyor. Sonra tekrar başlıyor.  

IMF görüşmeleri de tamamen yerel seçimlere endeksli. Bu hükümet yerel seçimlerden önce, halkın düşman gibi bildiği IMF ile anlaşma yapacak kadar ahmak mı? Hayır, aksine çok akıllı. Biz ümüğümüzü IMF’ye sıktırmayız. Helal olsun. Bu delikanlılığı sadece bu hükümet gösteriyor? İşte halkın duymak istediği de bu.

         Halk neden IMF’yi düşman gibi görür? Çünkü, bir ekonomi krize girdiğinde, krizden çıkabilmek için IMF’den kredi almak ve o kredi şartlarına göre de ekonomik reformlar yapmak gerekir. Kemer sıkmak gerekir. Halkın az yemesi gerekir. Hükümetler bu kemer sıkmanın faturasını ödemek istemezler. Faturayı IMF’ye keserler. Ümüğümüzü sıkıyor, kahrolsun IMF gibi sloganlar sıkça atılır. Muhalefet ise iktidara geldiğinde, IMF ile tüm ilişkileri keseceğini söyler. Bugünkü hükümet de öyle yapmıştı zamanında.  

Nereye gitsem, ayakkabı boyacısından, berberine, kahvecisinden, okeycisine herkes IMF’ye kızıyor.

         Bu IMF nedir? Neyin kısa yazılışıdır? Kaç üyesi vardır? Krediyi niye verir? Nerden bulup verir? Ne istiyor bizden de ümüğümüzü sıkıyor? Ümüğümüzü sıkmanın ona karı ne? Bu soruları sormak lazım. Önce kendimize sormak lazım. 

       IMF 1945’de kuruldu. Şu anda 185 üyesi vardır. Yani Dünya Ticaret Örgütünden 32 daha fazla.

IMF uluslararası para sisteminin düzenli işlemesini görev edindi.

       Hiçbir zaman hiçbir ülkeye zorla kredi vermemiştir. Ekonomik kriz içinde olan ekonomiler, IMF’nin kapısını kendisi çalar. Yalvarır, yakarır, ne olur, ekonomik zorluklar içindeyim, bana kredi ver der. 2000 yılında öyle yapmadık mı? Kemal Derviş kapı kapı dolaşıp, IMF’den kredi almak için torpil aramadı mı? 

IMF sorar. Ne yapacaksın ki kredi istiyorsun? Ne kredisi istiyorsun? Bunu herhangi bir banka da sorar ve ona göre kredi şartlarını belirler. Tüketici kredisi mi? Ev kredisi mi? Araba kredisi mi?

         O zaman kredi isteyen ülke, ben şunları ekonomide yapacağım der. Bunu yazılı olarak IMF’ye verir. Bu yazılı belgenin ismi Niyet Mektubu’dur. Eğer bu niyet mektubunda yazılanlar gerçekten mantıklı ise, ekonomiyi krizden kurtaracaksa, IMF kredi vermeye karar verir. Stand-by anlaşması imzalanır. Hemen kredinin tamamını vermez. Niyet mektubunuzda yazdıklarınızı yaptıkça, her aşamasına krediyi vermeye devam eder. Yoksa, kredi durur.  

       IMF’den alınacak kredinin faizi düşüktür ve vadesi uzundur. Bu şartlarda krediyi başka hiçbir yerden bulamazsınız. Daha da önemlisi, IMF ile anlaşma yapıldığında, piyasalara güven gelir. Dış yatırımcı ülkenize yatırım yapar. İhracatçılarınız ve diğer özel veya kamu kurumlarınız uygun şartlarda özel krediler bulabilir, ülkenin riski azalır, kredi notunuz yükselir. IMF’nin verdiği kredi miktarından daha önemlisi, sizin ekonominize kefil olması, size garanti vermesidir. 

        Aslında IMF ile kredi alışverişi her an devam ediyor. İlk dilim krediler için anlaşma yapmaya gerek yok. Alıyorsunuz, veriyorsunuz. Bu hükümet de bunu şu anda yapıyor.  

Anlaşma ile almak istediğimiz krediler ise fazla ve ekonomide yapısal reformlar yapmayı gerektiren kredilerdir?

        Hükümet, çeşitli bahanelerle 29 Mart öncesi kesinlikle IMF ile anlaşmaz. Çünkü, halk bütün sıkıntılarını IMF’den biliyor, ona kızıyor. Anlaşma yaparsanız, oy alamazsınız. Bunu hükümet de biliyor, muhalefet de biliyor, IMF de biliyor.  

       Sevmiyorsan IMF’yi, isteme ondan kredi? Vermez. Ne olur kredi vereyim de, sen şu ekonomik reformları yap, halkın ümüğünü sık demez. Hiç dememiştir. Bu güne kadar 22’den fazla anlaşma yaptık. Hiç birinde istek IMF’den gelmedi.

         Ama seçim biter bitmez, ilk iş IMF ile anlaşmaktır. Buna ekonominin ihtiyacı var. IMF ile anlaşma ile hükümet kötü bir şey yapmaz. Tam tersine ekonominin gereğini yapar.  

Hatta çok geç kalıyoruz. Ekonomi zaten kötüye gidiyor, kriz ortamı var. Anlaşmayı yapıp güven tazelemek şart.

         Yoksa, Sıcak para girişleri ile dış açıklarımızı finanse etmek zorunda kalacağız. Sıcak para faizleri ise tefeci faizi gibi.  

       Bu yazımı kesin saklayın. Nisanda hükümet ile IMF, millete Nisan şakası yapacak. Aslında her şey hazır. Sadece imza kaldı. O zaman da döviz düşecek, borsa artacak. Dediğim çıkmazsa, yazıyı yırtarsınız.

 

       Bir zamanlar “Ben seçimden önce zam yapacak kadar enayi miyim” demişti rahmetli.

Kaynak : İlkhaber Gazetesi, 05 Şubat 2009, Perşembe
Tür : Ekonomi Tarih : 05.02.2009
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]

facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this