Prof.Dr.Kenan ÇELİK

Kişisel Web Sayfası

KARADENİZ EKONOMİSİNDE KARABASANLAR

Anasayfa » ESKİ KÖŞE YAZILARIM » KARADENİZ EKONOMİSİNDE KARABASANLAR
share on facebook  tweet  share on google  print  

KARADENİZ EKONOMİSİNDE KARABASANLAR

"ESKİ KÖŞE YAZILARIM" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

kenancelik@kenancelik.com

KARADENİZ EKONOMİSİNDE KARABASANLAR

Kenan ÇELİK

 

Yerel seçim çalışmaları başını aldı gidiyor. Her ne kadar, belediyelerin görevi olmasa bile, çok konuda vaatler yapılıyor, halkın duymak istediği söyleniyor. Nasıl olsa şunun şurasında iki ay kaldı. Seçilmezsen zaten verdiğin sözlerin bir önemi yok. Seçilirsen de sözünü tutmana gerek yok, suçu başkasının üzerine atarsın. Ekonomik krize, hükümete nedenini bağlarsın.

 

Son vaatlerden bir tanesi Akyazı stat projesi. Para aranıyormuş. Para bulunursa, hemen yapılacakmış. Bunun halkın geçimi ile, iş bulması ile, karnını doyurması ile ne ilgisi var. Trabzon ekonomisini geliştirecek bir proje mi? Başka sektörleri uyaracak, ulusal ve uluslar arası yatırımları bölgeye çekecek bir yatırım mı? Hayır. Sadece Trabzonsporlulardan oy beklentisi.

 

Bir örnek daha vereyim. Akçaabat’ta eski tekel binaları üniversiteye verildi. Üniversite de fazla miktarda yenileme yatırımı yaptı. Şimdi Trabzon Meslek Yüksekokulu ve Güzel Sanatlar Fakültesi oraya taşınacak. Şehrin tam içi. Park yeri yok. Öğrencinin soluk alacağı, sosyal etkinlik, gezme, dinlenme gibi açık ve yeşil alanlar yok. Olduğu gibi beton yığını bina. Bu binaya üç binden fazla öğrenci girip çıkacak. Araç park yeri yok.

 

Buna karşılık, karayollarına ait arazi hastane yapımı için verilmiş ve inşaat devam ediyor. Orası çok güzel bir yer. Denize nazır. Yeşil alanları var, şehirden biraz olsun uzak. Beş yıldızlı tesislerin yapılacağı bir yer. Aslında üniversitenin de yapılabileceği bir yerdi.

 

Tersi yapılsa ne olurdu? Yani eski tekel binalarının yerine hastane yapılsaydı. Halk hemen şehrin içinde hastaneye gidip gelseydi. Karayollarının arsası da yüksekokul ve güzel sanatlar fakültesi yapılsaydı. Üniversiteye yakışır bir kampüste öğrenciler okusaydı. Ne olurdu?

 

O karayolları arazisi, şehrin geleceği için çok önemliydi. Hastane için harcanmamalıydı. Hastaneyi şehrin dışına da yapabilirdiniz. Yeni gelişme bölgeleri yaratılabilirdi.

 

Bu kararları verenler kimlerdir? Hangi mantıkla karar verdiler anlamıyorum. Bu kararları verenler, bu bölge ekonomisinin gelişmesini engelleyen karabasanlardır. Çok yazık.

 

Bölgemize demiryolu gelmesini engelleyen karabasanlar da var. Şu seçim günlerinde demiryolundan söz eden yok. Oysa, bölgenin ekonomisinin gelişmesini tetikleyecek bir alt yapı yatırımıdır bu. Devlet böyle yatırımları yapmalıdır. Yatırımı yaparken o bölgenin gelecek 20 yılını, 50 yılını, 100 yılını dikkate almalıdır. Aslında oylarımızı verirken, vaat bile olsa, yalan bile olsa, kim demiryolu yapacağım diyor, ona dikkat etmemiz gerekir. Giresun, Ordu, Trabzon ve Rize illerimizin demiryolu bağlantısına ihtiyacı vardır. GAP-Karadeniz ve Karadeniz-Batum demiryoluna hiç olmazsa bir bağlantı yapma vatını duymak istiyoruz.

 

Demiryolu olayını engelleyen karabasanlar da var. Tam olarak ortaya çıkamıyorlar. Hatta sorulduğunda gelsin diyorlar. Ama arka planda durum farklı. Demiryolunun önemini bilmesi gerekenlerin en önde geleni iktisatçılar olmalıdır. Ama nerdeee.

 

Geçen akşam bir sulu, pardon ulu iktisatçının görüşlerine istemeden kulak misafiri oldum. Ona göre, Karadeniz insanı demiryoluna asla binmezmiş, arabası ile Ankara veya İstanbul’a hızla ve kısa sürede gidip, yolda da kaza yapıp ölürmüş. O halde demiryolu yapılmasına gerek yok. İste size bir karabasan daha. Hem de 30 yıldan beri karabasan. Baş karabasan.

 

Hala demiryolunun, GAP da üretilen ürünleri Rusya ve diğer dünya pazarlarına ulaştırmak için gerekli olduğunun, Kafkasya, orta Asya, Çin, Hindistan piyasalarına ulaşmak için stratejik öneme sahip olduğunun bilincinde değil. Bu tür yatırımların, bölgenin en az 50 yıllık geleceğini ilgilendirdiğinin bilincinde değil.

 

Çünkü o bir Karadenizli de değil. Her fırsatta Karadenizlilerin şivesiyle, davranışları ile dalga geçer ve alay eder. Nasıl olsa, kısa süre sonra mecburen emekli olup gidecek. Karadenizin ekonomik geleceğinden ona ne? Onun cüzdanına bir faydası yok ki. Çok yazık. Yazık ki ne yazık.

 

Ama maalesef hala ona inanıyor bölgemiz insanı. İnandıkça, ekonomimiz yok oldu. Şunu da söyleyeyim ki bu kişinin doktora tezi bile yok. Çünkü, tez tamamen yalan bilgilerle dolu imiş. Bir akşam içmişler arkadaşları ile. Bulamadıkları verileri atmışlar kafadan. Jürileri de reis ayağına ayarlamışlar ve geçmişler. Sonra da kütüphanelere gidip, tüm tezlerini toplamış ve yakmış. Çünkü bir gün yalanların ortaya çıkacağını düşünmüş. Bunları kendisi anlatıyor. Ne kadar zekice bir iş yaptığını, ne kadar akıllı olduğunu vurgulayarak, övünerek anlatıyor.

 

Araştırdım gerçekten tezi yok. Hiçbir yerde yok. Bulana aşk olsun.

 

İşte biz Karadenizliler bunlara itibar ediyoruz. Ve ekonomide sıfır çekiyoruz.

 

İste Karabasanlar. Birbirine de sıkıca sarılmış Karabasanlar.

 
Kaynak : İlkhaber Gazetesi, 29 Ocak 2009, Perşembe
Tür : Ekonomi Tarih : 29.01.2009
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]

facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this