Prof.Dr.Kenan ÇELİK

Kişisel Web Sayfası

MESLEK YÜKSEKOKULLARINDA YENİ DÜZENLEMELER

Anasayfa » ESKİ KÖŞE YAZILARIM » MESLEK YÜKSEKOKULLARINDA YENİ DÜZENLEMELER
share on facebook  tweet  share on google  print  

MESLEK YÜKSEKOKULLARINDA YENİ DÜZENLEMELER

"ESKİ KÖŞE YAZILARIM" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar
 

kenancelik@kenancelik.com

MESLEK YÜKSEKOKULLARINDA YENİ DÜZENLEMELER

Kenan ÇELİK

 

Türkiye’de genel eğitim de olduğu gibi mesleki eğitim de hep tartışılıyor. Sorunlar gittikçe karmaşık hale geliyor.

Bir ekonominin gelişebilmesi için nitelikli işgücünün olması şarttır. Özellikle, meslek lisesi ve meslek yüksekokulu gibi ara eleman yetiştiren okulların önemi çok fazla. Ancak, bu okullara gerekli önem şu ana kadar verilmedi.

Son günlerde YÖK tarafından MYO’larla ilgili bir açılım yapıldı. Buna göre;

1)Sınavsız geçiş kaldırılacak, yerine henüz belirlenmeyen bir sınav konulacak

2)Staj yapacak öğrenciler, staj süresince sigortalanacak ve aylık asgari ücretin üçte biri kadar bir para alacak

3)MYO’larda eğitim öğretim 6 döneme çıkacak.

4)Dikey geçiş kontenjanları artırılacak, böylece 4 yıllık fakültelere daha fazla geçiş imkanı sağlanacak.

YÖK’ün bu açılımları tüm MYO müdürlerinin ve öğretim elemanlarının isteğidir. Yapılan 4 müdürler toplantısının hepsinde bu sorunların var olduğu ve çözülmesi yönünde kararlar çıkmıştı.

Ancak alınan bu 4 maddelik kararlar ne derece gerçekleşebilir. Onu da tartışmak lazım. Çünkü buna benzer çok kararlar alınıyor, ancak uygulaması yapılamıyor.

Sınavsız geçişin kaldırılması kesinlikle gereklidir. Ancak, bu yasal düzenleme ile olur, YÖK’ün tek başına alacağı kararla değil. Sınavsız geçişi 4702 sayılı yasa düzenliyor. Bu yasanın değiştirilmesi gerekiyor, bunun yetkisi de Türkiye Büyük Millet Meclisinde. Acaba YÖK’ün sınavsız geçişi kaldırma önerisi meclis gündemine alınır mı? Alınırsa bu yasayı değiştirmeye hükümet sıcak bakar mı? Hiç sanmıyorum. Çünkü, sınavsız geçişin konulması, daha çok oy alabilmek içindi. Ayrıca, hükümetin herkes üniversite girecek sloganlarını da unutmayalım. Bir kere yerel seçimlere kadar böyle bir kanun çıkmaz.

MYO’ların uygulamalı eğitim yapması gerekir. Bunun için yeterli ve günün teknolojisini kullanan laboratuarları olması gerekir. Ama yok. Bırakın son teknolojileri laboratuar hiç yok. Buna rağmen derslerin büyük bir kısmı uygulama olarak konulmuş. Ancak, bu uygulamayı yaptıracak yer yok. Yer olsa bile, öğretim elemanları 10 saatten fazla uygulama dersi verdimi ücretini alamıyor. Bu öğretim elemanlarına 10 saatten fazla uygulama dersine girme demektir. Peki nasıl uygulamalı eğitim yapılacak?

Uygulamanın önemli bir boyutu da, stajdır. Ancak MYO öğrencileri staj süresinde sigortalanmıyor. İşyerleri de riski üzerine alıp sigortasız birini iş yerine sokmak istemiyor. Staj süresinde herhangi bir ödeme yapmıyorlar. Çünkü bununla ilgili yasal düzenleme yoktu. Ancak meslek liseleri hem sigorta yapılıyor, hem de staj süresince asgari ücretin üçte birini alıyor. İşte YÖK de MYO müdürlerinin yoğun talepleri üzerine benzer bir açılım yaptı. Ancak MYO’lar için böyle bir düzenlemenin yapılması yine yasaya bağlı. Bunun için 3308 sayılı yasanın 25. maddesinin değişmesi gerekir. Yani bu da meclisin yapacağı bir iş. Yapar mı? Sanmıyorum. Ama ülkemiz için de son derece gerekli. Buna maliye bakanı, bütçeye yük olacak diye karşı çıkar. Çünkü, polis, asker ve açık öğretim hariç MYO’ları hariç, tüm MYO’lar 116 bin mezun veriyor. Bunların hepsi staj yapacak demektir. Asgari ücret 666 lira olduğuna göre, her birine aylık 222 lira brüt ödeme yapılması gerekir. Bu da aylık 25 milyon lira tutarında bir ödeme demek, Yani yaklaşık 15 milyon dolar. Artı sigortası da ödenecek. Nerden baskınız 5 milyon dolar da o tutar. Demek ki bu yasal düzenlemenin aylık bütçeye yükü yaklaşık 20 milyon dolar. Mevcut yasadaki staj süresi 40 gün. Eğer son düzenlemede olduğu gibi 3 yarıyıl uygulama yapılırsa, demek ki 12 ay uygulama yapılacak. O zaman da yıllık toplam maliyet 240 milyon dolara çıkar.

Ben maliye bakanında bu parayı verecek gözü hiçbir zaman göremedim ve hissedemedim.

Bir başka düzenleme de eğitim öğretimin 6 yarıyıla çıkarılması. Bu yine 2 yılda 6 dönem. Yani MYO’lar 3 yıla çıkmıyor. Yaz aylarında da bir dönem eğitim yapılacak. Üstelik ilk üç yarıyıl teorik eğitim, son üç yarıyıl da işyeri eğitimi şeklinde. Bu düzenleme de masa başından bakıldığında güzel. Ancak, bu kadar işyerini nereden bulacağız, bunun hiç hesabı yapıldı mı? Örneğin, Beşikdüzü Meslek Yüksekokulu her yıl birinci sınıflarına 960 öğrenci alıyor. Diyelim ki bunların 800’ü işyeri eğitimi yapacak. Bir işyerine 10 öğrenci versek bile, 80 işyerine ihtiyaç var. Üstelik branşları ile ilgili işyeri olmalı. Beşikdüzü’nde 80 işyerini nerede bulacaksınız? Ona göre diğer ilçeleri ve il merkezlerini de düşünün?

Yapılması planlanan değişiklik güzel ama uygulama imkanı kesinlikle yoktur.

Dikey geçiş kontenjanları artırılarak, daha fazla MYO öğrencisinin fakültelere geçişi sağlanacak. Bunun uygulaması mümkün ve yararlıdır. Öğrencileri çalışmaya sevk edecektir.

Kısaca, YÖK güzel bir şeylerin yapılmasını planladı. Masa başından ve Ankara’dan bakıldığında güzel. ABD örnekleri de var. Ama bizim meclisimiz o düzenlemeleri yapmak, bizim özellikle taşradaki ekonomik yapımız bunları kaldırmaz.

Yine masa başından bir düzenleme, bir heyecan ve hüsran bir sonuç. Ama saydığım 4 maddenin de tam olarak uygulamaya geçirilmesi yararlı olur.

Kaynak : İlkhaber Gazetesi, 08 Ocak 2009 Perşembe
Tür : Eğitim Tarih : 08.01.2009
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]

facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this