Prof.Dr.Kenan ÇELİK

Kişisel Web Sayfası

BÖYLE TURİZM OLMAZ

Anasayfa » ESKİ KÖŞE YAZILARIM » BÖYLE TURİZM OLMAZ
share on facebook  tweet  share on google  print  

BÖYLE TURİZM OLMAZ

"ESKİ KÖŞE YAZILARIM" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar
 

kenancelik@kenancelik.com

BÖYLE TURİZM OLMAZ

Kenan ÇELİK

 

Karadeniz bölgesinin kalkınmasını sağlayacak sektörlerden biri turizmdir. Kongre turizmi, yayla turizmi.

22-24 Ekim 2008 tarihlerinde, Beşikdüzü Meslek Yüksekokulu, Büro Yönetimi ve Sekreterlik Kongresinin yedincisini Trabzon’da yaptı. Kongreye yaklaşık 500 kişi kayıtlı katılımcı vardı. 30 farklı üniversiteden konuşmacılar geldi. 37 bildiri sunuldu. İkinci gün yapılan panelde büro yönetimi ve sekreterlik alanının sorunları masaya yatırıldı. Yeni gelişmeler anlatıldı.

Biz üniversite olarak, bu eğitim hizmetini bölgenin ayağına getirdik. Ama bölgeden kaç kişi sekreterini gönderdi. Kaç bürokrat katıldı. Vali, belediye başkanı, ticaret ve sanayi odası başkanı, sivil toplum örgütlerinin değerli başkanları, daire başkanları ve emrinizdeki kurumlar. Hepinizin sekreteri var. Hanginiz sekreterinizi, özel kaleminizi bu kongreye gönderdiniz? Hanginiz sekreterinizin sorunlarına duyarlılık göstererek bu kongreye katıldınız? Kongreyi afişlerle, yazılarla, basınla, radyo ile fazlasıyla duyurduk. Hanginiz duydunuz?

Üniversite yönetimi haricinde duyarlı iki kişi vardı. Birincisi Beşikdüzü kaymakamı Bayramali KÖSE’dir. Bütün etkinliklerimize katıldılar. Açılış konuşmalarını yaptılar. Hem konuyla, hem de katılımcılarla ilgilendiler ve çok iyi izler bıraktılar. Kendisine çok teşekkür ederim.

İkincisi Beşikdüzü Belediye Başkanı Mehmet KALAY’dır. Kendisi kongremizin yapılmasına hem maddi, hem de manevi olarak büyük destekler vermişlerdir. Yemekte misafirlerimize güzel fıkralar anlatmış, misafirlerimiz üzerinde iyi izlenimler bırakmışlardır. Başkan dediğin böyle olur. Başkanım size de çok teşekkür ederim.

AKFA ÇAY kongremize büyük destek verdi. Bardağını, çayını, şekerini, ocağını, işçisini alıp kongre merkezinde iki gün boyunca çay yaptılar ve tüm katılımcılara ikram ettiler. Katılımcılara çay paketleri ve çay bardaklarını hediye ettiler. Ücretsiz. O kadar güzel çay yaptılar ki tadı hala ağzımızda kaldı. Herkese tavsiye ederim. AKFA çay gerçekten iyi bir marka. Kendilerine eğitime verdikleri katkıları için özellikle teşekkür ediyorum.

Ayrıca Beşikdüzü’nden Serkan Kırtasiye, Trabzon’dan Derya Kitabevi bize sponsorluk yapmışlardır. AYDER SU tüm su ihtiyacımızı ücretsiz karşıladılar. Bu arada çaylarımız da AYDER SU ile yapılmıştır. Bu sudan da iyi çay oluyor demek ki. Hepsine teşekkür ederiz.

Kongre sonrası bazı sosyal etkinliklerimiz oldu. Sümela, Uzungöl ve Batum gezileri yaptık. Gezilerimizi ULUSOY turizm aracılığı ile gerçekleştirdik. Gezilerimiz önceden planlandığı gibi zamanında yapıldı.

Ben BATUM gezisine katıldım. Sabah saat 8’de bir kahvaltı molası verdik. Rize girişinde bir tesis. Gerektiğinde ismini de veririz. Tam bir rezalet. Bölge insanı olarak utandım. ULUSOY’a bu tesiste mola vermek, bizi oraya yönlendirmek hiç yakışmadı. Benim bildiğim, Ulusoy firmasının tesislerinin güzel olduğuydu. Dağ tesisleri gibi.

Ancak, Batum gezisinde öyle bir yerde mola verdi ki, 20 adet poğaca ile 20 çay vermekten aciz bir tesis. Önce, poğacalar bir poşete dolduruldu ve masanın ortasına konuldu. Hepsini birer tabağa koyalım dedim. Küçük bir çocuk neredeyse beni dövecekti. Görevli çocuk aynen şöyle diyor: “Siz nereden geldiniz, hep kafamı birbirine karıştırdınız”. Zorla bir yerlerden peçete buldurduk herkesin eline peçete ile birer poğaca verdik. Sıra hesap ödemeye geldi evlere şenlik. Boğaca hesabı ayrı, çay hesabı ayrı. Kaç çay var diyorum. Cevap geliyor sert bir şekilde: “Ne bileyim boşları toplamadım ki”.

Bu arada rehberimiz ne yapıyordu? Bir yerden çorba bulmuş, onu içiyordu. Neden burada durduk dedim. Başka açık yer yokmuş. Trabzon’dan Rize’ye kadar kahvaltı yapacak bir yeri koskoca Ulusoy firması bize bulamadı.

Garsonların hareketleri tam bir tiyatro. Misafirlerimizin ağzı açık kaldı. Neye uğradıklarını şaşırdılar.

Ben de utandım. Kongremizin tek fiyaskosu bu mola yeri idi. Derler ya, bir sepet inciri bir çürük incir mahveder.

Ulusoy gibi ciddi ve başarılı bir firmaya hiç yakışmadı. Nasıl olsa firma düşünür diye, ben hiç ayrıntılar üzerinde durmamıştım. Bundan sonraki gezilerinizde bunu lütfen dikkate alın. Yoksa bir daha sizinle gezi yapmayız. Mola vereceğiniz tesisleri ya siz kurun yada sıkı sıkıya anlaşın.

Ama şunu da özellikle söyleyeyim. Batum'da yediğimiz yemek ve tesis tek kelime ile harikaydı. Onu da Ulusoy firması organize etti. Demek ki sorun bizim bölgemizde.  

Üniversite-sanayi-şehir işbirliği diyoruz. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. En azından ben yaptım. Kongre turizmi olsun diye, tesisleri de mi ben kurayım. Yetiştirdiğimiz turizm öğrencilerini zorla mı bu tesislere koyayım.

Beyler. Slogan atmayı bırakalım. İş yapalım. Karadenizin turizm potansiyeli fazla. İstifade edelim. Ama böyle turizm hiçbir zaman olmazzzzz.

 

Kaynak : İlkhaber Gazetesi, 30 Ekim 2008, Perşembe
Tür : Ekonomi Tarih : 30.10.2008
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]

facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this