Prof.Dr.Kenan ÇELİK

Kişisel Web Sayfası

FINDIK ÜRETİCİLERİ, KİMSESİZ, ZAVALLI

Anasayfa » ESKİ KÖŞE YAZILARIM » FINDIK ÜRETİCİLERİ, KİMSESİZ, ZAVALLI
share on facebook  tweet  share on google  print  

FINDIK ÜRETİCİLERİ, KİMSESİZ, ZAVALLI

"ESKİ KÖŞE YAZILARIM" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar
FINDIK  kenancelik@kenancelik.com

FINDIK ÜRETİCİLERİ, KİMSESİZ, ZAVALLI

Kenan ÇELİK

 

Fındık modern çiftliklerde üretilmez. Üreticiler piyasa kurallarına göre hareket etmez. Piyasa hakkında fazla bilgisi yoktur. Çok sayıdadırlar. Birbirlerinden habersizdir. Gerçek maliyet hesabını yapmazlar. Onları savunacak bir örgütleri yok. Örgütleri olsa bile, bu örgüt fındık üreticileri arasından olacak ve ne yaptığını bilmeyen, etkisiz bir örgüt olacak. Örneğin, fındık üreticileri bu yazıyı okumaz ve fındıkla ilgili söylenenleri çok da dinlemez. Bilinçlenemez.

Fındık aslında çok fazla zahmeti olan, üretimi ustalık, mühendis, proje gerektiren bir iş de değil. Fındık dalda olur, köylü de onu gider toplar, kurutur, geçerine satar. Eskiden fındık üretmek için köyünde duranlar vardı. Şimdi sayıları çok azaldı. Fındık toplamak yaz aylarının bir etkinliği haline geldi.

Fındık üreticileri çok sayıda. Köylere dağılmış. Birbirlerini tanımazlar. Karadeniz köylerinde çoğu komşusuyla konuşmaz, arası bozuktur. Böyle olunca da ortak hareket ederek, bir güç haline gelemez. Fiskobirlik kendi derdine düşmüş. Hayatta kalma derdine düşmüş.

TMO’ya uzman olmadığı bir görev verildi. Üreticinin lehine değil, kendi lehine çalışıyor. Devletten fındık almak için para bekliyor. Halen depo sorununu çözemedi. Aldığı fındığı satma derdinde. Bu sene fındık miktarının fazla olmasına çok üzülüyorlar, büyük dertleri var. Attığı adımların hiç birini bizim köydeki Remzi ustanın halini düşünerek atmıyor.

Bir de fındık konseyi çıktı. Onlar da yeni. Herhalde fındık alıcıları konseyi. Fındık üreticilerinin lehine tek kelimelerini duymadım. Fındık fiyatları serbest piyasaya bırakılsın diyorlar. Ne anlama geldiğini bilmiyorlar sanıyorum. Ülke gerçekleri nedir? Karadeniz gerçekleri nedir? Bölgesel kalkınma nedir? Serbest piyasa ne zaman uygulanır, ne zaman uygulanmaz? Bir fikirleri olduğunu sanmıyorum. Aslında ne yapmaya çalıştıklarını, görevlerinin ne olduğunu da anlamış değilim. Üreticinin fındığını ellerinden gelse, bir liraya almanın yollarını arıyorlar. Aslında ne yaptıklarını da anlamadım. Kapitalist ekonomik sistemin kurucusu Adam Smith bile, “ülke güvenliği, vatandaşların açlığı söz konusu ise serbest piyasa uygulanmamalıdır” diyor.

Halk deyimiyle fındık tüccarları da var. Fındığı mümkün olduğu kadar düşük fiyata almak isterler. Fındığı 2 liraya alırsalar, kesin 3 liraya satarlar. Bir lira kazanırlar. Çok alır, çok satarlar, çok kazanırlar. Fındık 6 lira olursa, 6,5 liraya zorla satarlar. Kilo başına 50 kuruş kar ederler. Az alır, az satarlar. Toplam karları da az olur. Elbette fındık fiyatları düşük olsun isterler. Onların kapitalist sistemdeki rolü bu.

Fındık üreticisinin olup bitenlerden haberi yok. Fındığını kendi imkanlarıyla topluyor. Başkasına yevmiye ile çalışsa ne kadar kazanacağını hesaplamıyor. Gübresinin bedelini, fındık bahçesinin bakımı için işçilik giderlerini, nakliyesini, çuvalını, naylonunu hesaplamıyor. Bir ton fındığın maliyetinin 3000 liradan fazla olduğunu bilmiyor. Fındığını sattığında ne alırsa “Allah bereket versin” diyor. İki torba kömür, bir poşet erzak aldı mı her şeyi unutur.

Bunu yapmak zorunda. Fiyatı beğenmeyip fındığı bekletecek hali yok. Zaten fındık bozulur, hiç satamaz. Paraya ihtiyacı var. Yıl boyu bakkala, kasaba, fırına borç yapmış. Çalıştırdığı işçiler para bekliyor. Gübre borcu duruyor.

Hakkını savunamıyor, yol yordam bilmiyor, söyledikleri şivesinden dolayı zaten anlaşılmıyor. Anlaşılsa da duymazdan geliniyor.

Dünyada bir kural vardır. Devalüasyon yapan hükümet düşer. Türkiye’de öyle olmadı mı defalarca? Bir sonraki seçimde de meclise giremez. O yüzden hükümetler devalüasyon yapmaktan çekinir, yapmaz.

Eğer fındık üreticisi örgütlü olsa, ortak hareket etse, fındığı desteklemeyen hükümete bir daha oy vermese, hükümetler Karadeniz bölgesinden milletvekili çıkaramayacağını bilse, fındığın durumu böyle mi olurdu? Hayır. Fındık çiftçisi eskiden olduğu gibi milletin efendisi olurdu.

Ama ne yapıyor? Kendisini desteklemeyen, fındığına kıl kanaat geçineceği bir taban fiyatı vermeyen, hala fiyatını bile açıklamayan, hatta fındığını alıp parasını hiç vermeyen hükümete eskisinden daha fazla oy veriyor. Hükümet de bunu görünce demek ki, “böyle oy alınır” diyor ve devam ediyor. Hala fındık fiyatı açıklanmadı. Sürpriz mi oldu fındık üretimi de, hükümet hazırlıksız yakalandı. Yetiştirip fiyatı açıklayamadı. Fındık üretimi keşfedildikten sonra hep ağustos ayında olur. Ve her sene üretilir.

Muhalefet bir ülkenin geleceğidir. Geleceğin hükümetidir. Ama yok. Ne yapalım. Geleceğin alternatif hükümeti yok. Fındık üreticisini bilinçlendiremiyor, örgütleyemiyor, harekete geçiremiyor. Zaten kendi derdine düşmüşler. Kimi yönetimlere aday gösterelim. Kimleri yiyelim. Sarıgül’ü nasıl harcayabilirim derdinde. Muhalefetten de fındık üreticisine hayır yok.

Allahın insanlara verdiği en büyük lütuf “akıl”dır. “Tek bir elin nesi var, iki elin sesi var.” Fındık üreticisi, elinden geldiği kadar akıllanmalı ve örgütlenmelidir. Başının çaresine bakmalıdır. Başka çözüm yok.

Ey fındık üreticileri..! “Ya çaresizsiniz, yada çare SİZSİNİZ”. Okursan.

Kaynak : İlkhaber Gazetesi, 21 Ağustos 2008, Perşembe
Tür : Ekonomi Tarih : 21.08.2008
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]

facebook  googleplus  Twitter  Delicious  Digg this